Dr. Kutlugül Yüksel, Eskişehir Yolu, no:266, TepePrime, C Blok, 3, kat, no:45 (Danıştay karşısı) -Ankara

Genital Tüberküloz

Tüberküloz hastalığı halk arasında verem (ince hastalık) olarak bilinen çok değişik klinik görünümlere sahip kronik bir hastalıktır. Her yıl ortalama sekiz milyon yeni hasta ortaya çıkmakta yaklaşık üç milyon kişi bu hastalıktan hayatını kaybetmektedir. Genital tüberküloz, en çok primer akciğer tüberkülozunun kan yolu ile yayılımı neticesinde meydana gelir. Akciğer tüberkülozu vakalarının yaklaşık 'unda aynı zamanda genital tüberküloz tespit edilir. Over ve tüba iltihaplarının %5-10'unda tüberküloz saptanmıştır. Vulva ve vajina tüberkülozuna tüm genital tüberküloz tanısı konulan hastalar içinde %1 oranında rastlanır.

Etiyolojisi: Hastalığın etkeni Koch basilidir. Tüberküloz, M.tuberkülozis olarak tanımlanan mikobakteriler tarafından oluşturulan kronik nekrozitan bir hastalıktır. Yayılım genellikle akciğerdeki odaktan kan veya lenf yolu ile olmaktadır. Kan yolu ile yayılımda enfeksiyonun ilk yerleştiği yer tübadır. Daha sonra pelvis peritonu, endometrium, servix ve ovaryuma da ulaşır. Tüberkiloz tübalara yerleştiği zaman, histerosalpingografide karakteristik güve yeniği görünümü oluşturur. Hastalığın ileri evrelerinde fimbrial ucun da kapandığı görülür. Tuba adelesi sertleşir. İstmik bölgede sert nodüller dikkati çeker. Daha ileri dönemlerinde ise iç genital organlar ve barsaklar birbiri ile sıkıca yapışmıştır. Genital tüberküloz tespit edilen hastalarda tüpler tıkalı olacağı için normal yolla gebe kalması mümkün değildir.

Servikal tüberküloz oldukça nadir görülür. Servixte oluşan ülseratif lezyon, dış görünüşü ile servikal kanser veya papillomatöz lezyonu andırabilir.

Tüberkiloz peritonitte, tüm periton yüzeylerinin etkilenmesi sonucu karın içinde yapışıklıklar, çok sayıda küçük nodüller (tüberküller) ve karında asit bulunur.

Teşhis: Hastalar en çok pelvik ağrı ve kısırlıktan şikayet ederler. Bu hastalarda amenore, oligomenore de görülür. %90'ında önceden geçirilmiş akciğer tüberkülozu hikayesi veya yakınlarında tüberküloz hastası bulunur.

En iyi tanı yöntemi endometrium biopsisidir. Özellikle menstrüsyona yakın günlerde yapılırsa, histopatolojik incelemede Langhans dev hücreleri görülebilir.

Ayrıca küretaj ve menstrüal kan kültürü de yapılabilir. Teşhis konulamayan vakalarda laparaskopi yapılmalıdır. Makroskopik görünümü tipik olduğundan tüberküloz tanısı kolayca teşhis edilebilir.

Miliyer tüberkülozda, tüba serozası ve pelvis peritonu üzerinde, yaygın beyaza yakın, pembe tüberküller görülmektedir.

Latent tüberkülozda, tübalar kalın ve kısa, istmik bölge ise nodüllü ve sKarlaşmış şekilde görülür.

Histopatolojik Tanı: Servix, periton, over, tuba, endometriumdan alınan doku örneklerinin histopatolojik tetkiki sonucu, eksüdatif, kazeöz (peynirimsi) tipik görüntüler ile tüberküloz teşhisi konur.

Tedavi: Günümüzde tüberküloz aşısı sayesinde hastalık yayılımı önlenmektedir. Genital tüberkülozda isonikotinik asid hidrazid (INH,İsoniazid) streptomycin, Para-amino-salicylic asid (PAS) kullanılmaktadır. Yeterli süre ilaç tedavisi kullanıldığı halde, başarı sağlanamazsa operatif yolla tüberküllü odakların çıkartılması gerekir.

Hastalığı ve yaşı ilerlemiş kimselerde uterus tubalar ve overler operasyonla alınmalıdır. İnfertilite vakalarında genital tüberkiloz nedeniyle zedelenen tübalar genellikle mikro cerrahi yöntemlerle düzeltilemez.