Dr. Kutlugül Yüksel, Eskişehir Yolu, no:266, TepePrime, C Blok, 3, kat, no:45 (Danıştay karşısı) -Ankara

Menopoz

Menopoz Psikolojisi

Üreme çağı sonunda kadınların bir yıl süreyle adet görmemesi durumunda menapoz düşünülmektedir. Menapoza girme yaşı genellikle 45-55 arasındadır.

Menapozda psikolojik değişiklikler çoğu zaman adetler kesilmeden 2-3 yıl önce başlayabilir. Menopozda östrojen yetmezliğinin psikiyatrik bozukluklara yol açtığına dair fazla kanıt bulunmamaktadır. Menopozdaki kadınların büyük bir kısmı huzursuzluk, depresyon, uykusuzluk, hastalık ve ateş basmalarından yakınırlar. Özellikle östrojen verildiği zaman bu kadınlardaki kronik uykusuzluk düzelmektedir yine östrojen yetersizliğinden dolayı vagina incelmekte (atrofik vagina) ve seksuel cevapta azalma olmaktadır. Unutkanlık, yaşlanma korkusu, yaşamdan zevk almama, sinirlilik ve dikkat kaybı görülür.  

Menopoz Sendromu

Ovaryum fonksiyonların bitmesi, östrojen salgısının azalması sonucu menopoz başlar. Ortalama menopoz yaşı 51' dir. Menopoz sendromunun ortaya çıkması, östrojen yetmezliğine bağlıdır.

Kesinlikle östrojen yetmezliğinden ileri gelen semptomlar, genito-üriner atrofi, vazomotor dengesizlik ve osteoporozdur. Menopozda kısmen hormon kaybına bağlı semptomlar ise kalp ve damar hastalıkları, uykusuzluk, halsizlik ve depresyon gibi belirtilerdir.  

Vazomotor Semptomlar: Premenopoz ve postmenopoz döneminde olan kadınların %75-%85'i ateş basmalarından yakınırlar. Ateş basmaları yüzde başlayan, göğse yayılan bir sıcaklık hissidir. Görülebilir bir kızarıklık olur. Ateş basmaları ile beraber bulunan, baş dönmesi, baş ağrısı, çarpıntı ve aşırı gece terlemeleri olur.  

Osteoporoz: Osteoporoz kemiğin cm2' sindeki kemik dokusunun azalmasıdır. Kemik, mekanik etkilerle kolay kırılır. Primer veya sekonder osteoporoz olabilir. Primer osteoporoz, genellikle 55-70 yaşları arasındaki kadınlarda görülen yaşlılık osteoporozudur (senil osteoporoz). En çok vertebra, kalça ve kolların uzun kemikleri kırılır. Özel bir hastalığa bağlı olarak oluşan patolojik kırıklarda sekonder osteoporoz söz konusudur. 45 yaşını geçmiş kimselerde görülen kalça kırıklıklarının çoğu primer osteoporoza bağlıdır. Egzersiz yapmak, bol kalsiyumlu gıdalarla beslenmek, osteoporoz riskini azaltmaktadır. Erken menopoz osteoporoz gelişiminde çok büyük risk faktörüdür. Ayrıca ailesinde osteoporoz öyküsü olanlar, aşırı sigara, alkol, kahve ve fazla protein alanlarda da osteoporoz riski artmaktadır.  

Premenopoz Devresinde Düzensiz Kanamalar  

Premenopoz (menopoz öncesi) dönemde ovulasyonsuz siklusların sayısı giderek artar. Sonunda östrojen sentezi hem artar hem de uzun süre devam eder. Bunun yanı sıra, endometriumda aşırı bir proliferasyon (kalınlaşma) ve kistik glandüler hiperplazi (endometrium bezlerinde kistik genişlemeler) olur. Sonuçta uzun süre devam eden şiddetli kanamalara yol açar. Bu durum kanser ile karışır. Ancak endometrium kanserini ayırt etmek için probe kürtaj şarttır. Bu nedenle tüm kuşkulu vakalarda kürtaj yapmak en önemli ve gerekli araştırma yöntemidir. Tedavide, östrojen fazlalığına engel olmak için gestagenli preparatlar (içinde progesteron bulunan ilaçlar) verilir.

Zaten premenopoz dönemde, hipermenore, hipomenore, oligomenore, sürekli ve düzensiz kanamalar (disfonksiyonel kanama) şeklinde siklus anomalileri görülür. Bu düzensizlik birkaç ay veya birkaç yıl sürebilir. Bazen birkaç ay amenore de olabilir, ovulasyon seyrekleşir, bu nedenle gebelik oranı düşüktür. Bu düzensiz kanamalar ile birlikte önemli uterus kanserleri ve diğer organik bozukluklar da olabilir. Bazı kadınlarda siklus bozuklukları olmadan menopoz birden yerleşebilir.  

Premenopoz ve Postmenopozda Ortaya Çıkan Nörovejetatif Belirtiler  

En önemli belirti ateş basmalarıdır. Menopozdaki kadınların %70-80'inde bu semptom görülür. Vücudun üst yarısında, sırttan başlayıp boyun ve kafaya doğru yükselen sıcaklık hissi ile bir arada olup yüzde kızarıklık görülür. Çarpıntı ile beraber nabız sayısı artar. Sıcaklık basmaları birkaç saniye ya da birkaç dakika devam edebilir. Ter boşalmaları özellikle geceleri daha fazla olur, bazen gece boyunca birkaç kez tekrarlayarak çok rahatsız eder. Uykusuzluk, yorgunluk, kulak çınlaması, ellerde karıncalanma şikayetleri de görülür.

Ateş basmaları, bazı kadınlarda bir yıl sürdüğü halde bir kısmında beş yıldan daha fazla devam etmektedir. Ateş basmalarının başlıca nedeni östrojen yetmezliğidir. Bunu gidermek için kullanılan tek ilaç da östrojendir.  

Senil Vaginit  

Vaginanın cinsel temasa engel olacak şekilde aşırı derecede büzülmesi, özellikle çok sayıda doğum yapmış kadınlarda sık rastlanan bir durumdur. Mukozanın normal kayganlığını kaybetmesi ve çok sayıda iltihap odaklarının bulunması sonucu bazen kanla karışık, sulu, beyaz akıntı olur. Bu durum atrofik ya da senil vajinit olarak adlandırılır. Östrojen ile tedavi edilir. Östrojen lokal olarak krem, pomad şeklinde; sistemik olarak ağızdan minimal dozlarda ve kesintili olarak hastaya verilir. Cinsel temas zorluğu çekenlerde ise kayganlık sağlayan kremler, vajinal jeller kullanır.  

Kaşıntı, Lökoplaki (Leukoplakia) ve Krausosis Vulva  

Menopozda ortaya çıkan durumlardır. Yumurtalık faaliyeti durduktan sonra genital organların kan akımının azalması, vulvanın iyi beslenememesi sonucu enfeksiyon ve kaşıntı (pruritus) olur, hastayı çok rahatsız eder. Genellikle şeker hastalarında çok görüldüğünden tedaviye başlamadan önce diyabet yönünden araştırılmalıdır. Bazı vakalarda vulva derisinin beyazlaşarak kalınlaştığı durumlarda lökoplaki (leukoplakia) adı verilen lezyonlar görülür.

Vulva yapısındaki yağ dokusunun tamamen absorpsiyonuyla birlikte ortaya çıkan ileri derecede vulva atrofisine ise kraurosis vulva denir. Bu durum daha çok menopoz dönemini geçirmiş yaşlı kadınlarda karşımıza çıkar. Bazen lökoplaki ile birlikte de görülür. Labium minüs ve klitorisi de içine alan genel bir büzülme sonucu vagina girişi sert bir halka halini alır ve cinsel temas olanaksız hale gelir. Lökoplaki ve kraurosis vulva tedavi edilmediği takdirde vakaların %5-9'unda vulva kanseri ortaya çıkar. Bu nedenle şüpheli her vakadan biopsi almalı ve patolojik incelemeye gönderilmelidir.

Tedavide; tahrişe neden olabilecek diabet, vaginit (moniliazis ve trikomonas vaginiti), yerel enfeksiyonlar tedavi edildikten sonra konjuge östrojenler düşük dozda verilmelidir. Lökoplaki durumunda lezyon vulvada sınırlı ise basit vulvektomi (vulvanın operasyonla çıkartılması) ya da uzun süreli hormonal tedavi uygulanabilir.